Detaysoft
GERİ

Nesnelerin İnterneti ve İşletmelerin IoT Kullanım Örnekleri

2 Aralık 2016

blog detay

Kerem Işlak

Detaysoft Müşteri Yöneticisi

 

IoT (Internet of Things) kavramını özellikle son 2-3 yıldır çok sık duyuyoruz. Dilimize nesnelerin interneti olarak çevrilen bu kavramı nesnelerin birbiriyle ve daha büyük sistemlerle bağlı olduğu iletişim ağı olarak tanımlayabiliriz. Günümüzde otomobillerde, evlerde, elektrikli cihazlarda ve daha pek çok alanda hayatımıza giren IoT, yalnızca belli başlı cihazların birbirine bağlanması ile sınırlı değildir. Çünkü internet ve teknoloji tarafında yapılan her yenilik nesnelerin interneti kavramına girebiliyor.

IoT için yapılmış ilk çalışma 1991 yılında Cambridge Üniversitesi akademisyenleri tarafından bir ihtiyaç üzerine yapılmıştı. Kahve makinesinden kahve almaya giden akademisyenlerin içi boş makine ile karşılaşmamaları için kameralı bir düzenek kurulmuştu (dakikada 3 görüntü alabiliyordu). Böylece zaman kaybı önlenmiş, gereksiz yere akademisyenlerin onlarca basamağı çıkarak zaman ve efor harcamasının önüne geçilmişti. Bu çalışma dönemin koşullarına göre oldukça ufuk açıcı bir uygulama olarak tarihe geçmeyi başarmıştır.

Nesnelerin interneti kavramı artık kurumların da kullandığı bir teknoloji haline geldi. Birçok süreçte IoT teknolojisinin avantajları kullanılıyor. Bu kapsamda bazı örneklerle IoT kullanım örneklerinden bahsedelim. 

Öncelikle şehir yönetimi tarafından birkaç örnek verelim. Binalarda kullanılacak yapı sensörleri sayesinde binaların sağlamlığı periyodik olarak ölçülüp ne zaman sağlamlaştırma çalışması yapmamız gerektiğini online bir platform üzerinden takip edebiliyoruz. Ayrıca saat-sokak yoğunluğu sensörler ile anlık olarak takip edilip sokak aydınlatma sistemleri minimum enerji ile yönetilebiliyor. Kullanılan ses sensörleri sayesinde de şehirlerde lokasyon bazlı gürültü ölçümleri yapılabiliyor.

IoT-Gorseli 

M2M (makinalar arası iletişim) teknolojiler günümüzde pek çok firma tarafından kullanılmaktadır. En önemli alanlarından birisi şüphesiz araç takip sistemleridir. Araç takip sistemleri sayesinde pek çok şirket bünyesindeki aracı tek bir platformdan kontrol edip yönetebiliyor. Küçük bir kargo şirketinden büyük bir lojistik şirketine kadar pek çok işletme bu teknolojiyi kullanıyor

Plastik damacana kullanımı da IoT teknolojileri izlenebiliyor. Sağlık bakanlığının yaptığı düzenlemeye göre bir damacana en fazla 5 yıl kullanılabiliyor ve maksimum 75 kez kullanılabiliyor. Damacanalarda kullanılacak ufak bir çip ve tesiste kullanılacak sensörler yardımı ile her bir damacananın kullanım sayısı ve ömrü kolayca takip edilebiliyor. 

İzmir’in büyük perakendecilerinden Gürmar’la ilgili hazırladığımız başarı hikayesi videosunda da izleyebileceğiniz gibi üretimden stoklamaya, taşımadan reyon sergisine kadar birçok lokasyonda sıcaklık, nem ve enerji sensörleri ile süreçler tek platformdan kontrol ve takip edilerek herhangi bir arızaya çok hızlı müdahale edilebiliyor ve ürünlerin gıda standartlarına uygun şartlarda muhafaza edilmesi sağlanıyor. Yurtdışında ise bazı marketler stoklarını sensörler yardımı ile kontrol ederek ürün stoğunun azalması durumunda tedarikçilerine otomatik olarak mesaj gönderiyor.

Tarım alanında da IoT teknolojisi kullanılmaya başlandı. Otomatik bahçe sulama sistemleri uzun zamandır kullanılıyor ama IoT teknolojileri sayesinde bu teknoloji çok daha verimli kullanılmaya başlandı. Artık toprak altına yerleştirilen sensörler ile toprağın nem oranı ölçülüyor. Bu sayede sulama sistemleri ihtiyaç durumunda otomatik olarak çalışıyor. Örneğin yağmur yağdığında sulama sistemleri çalışmıyor; güneşli günlerde ise sistem daha sık çalışıyor. 

Logic dünyanın gerçek dünya ile tamamen birleşmesi artık çok yakın. 2020 yılına yaklaşık 50 milyar cihazın birbirine bağlı olacağı öngörülüyor. IoT çözümleri sunan firmalara 5 yıl içinde 6 trilyon dolar yatırım yapılacağı tahmin ediliyor. Bu alana yapılan yatırımları düşününce yapılan yatırımın geri dönüşünün uzun sürmeyeceğini de söylemek yanlış olmayacaktır. 

SAP de IoT konusunda oldukça yol gösterici olmaya devam ediyor. Avrupa’da IoT’nin ilk teşvik edicilerinden biri olan SAP,  Hana Cloud Platform (HCP) ile firmaların kendi IoT ve M2M uygulamalarını hızlı bir şekilde geliştirip yönetmelerine imkân sağlıyor. SAP’nin internet hizmetleri bağlı cihazları uzaktan izlemeye ve yönetmeye yardımcı olurken buradan SAP HANA Cloud Platformuna veriler güvenle iletilebiliyor. SAP HANA‘nın yerleşik motorları tahmin yapabilmeyi ve verileri hazır paketler ile görselleştirebilmeyi mümkün kılıyor.

Hayatımıza yeni giren bu teknolojiler yaşamımızın her alanında bizler için bilgilendirici ve yönlendirici olmaya devam ediyor. IoT teknolojileri ile birlikte sistemlerin topladıkları veriler online olarak analiz edilerek anlamlandırılıyor ve bize fayda sağlayacak şekilde aksiyon almamızı sağlıyor. Ülke olarak IoT teknolojilerini etkin kullanmıyoruz. İşletmeler Avrupa ve Uzak Doğu'da bu teknolojiyi yoğun olarak kullanarak, verimlilik, güvenlik, maliyet tasarrufu gibi konularda ciddi anlamda fayda sağlayabiliyorken bizim bu alanda çok daha hızlı yol almamız gerekiyor.